Sevdiğiniz birinin ölümü hakkında sorulan sorulara cevap vermek zor ve acı verici olsa da bunu yapmak çocuğunuzun olanları anlayabilmesi için oldukça önemlidir.

S: Yakın zamanda annemi (çocuğumun anneannesi) kaybettik. Annem oğlumla sık sık vakit geçirirdi (neredeyse haftada bir ya da iki kere) ve eşimle bana destek olmak için sık sık bizi ziyarete gelirdi. Söylememe gerek yok ancak bu ben, oğlum ve tüm ailemiz için büyük bir kayıp. İki yaşında bir çocukla ölüm ve anneannesinin neden artık burada olmadığı hakkında nasıl konuşacağıma dair hiçbir fikrim yok. Tavsiyeniz var mı?

C: Öncelikle kaybınız için çok üzgünüz. Bir ebeveyni kaybetmek oldukça acı verici ve her insan bu kaybı farklı şekilde tecrübe ediyor. Bu acı ve üzüntü, ölümü anlamakta bizim gibi zorluk çeken çocuklarımızla konuşurken katlanarak artabilir.

Erken yaşlardaki çocuklar, olanlar hakkında basit, açık ve gerçek açıklamalara ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuzla ölüm hakkında konuşurken size yardımcı olabilecek bazı öneriler şu şekilde; Kısa, basit ve gerçek açıklamalarla başlayın. “Anneannen hasta oldu ve nefes almakta zorluk çekiyordu. Doktorlar ona yardım etmek için çok çabaladılar, ancak onu kaybettik.” “Birinin ölmesi artık o konuşamaz ya da oyun oynayamaz demek. Bir daha onları göremeyiz ve onlara sarılamayız. Ölmek, vücut artık çalışmıyor demek.” Bu kaynak Neşeli Fikirler tarafından oluşturulmuştur. Tüm hakları saklıdır. Kısa ve basit açıklamalarla başlayın ve çocuğunuzun başka sorusu var mı diye bekleyin. Çocuğunuzun sorduğundan fazla bilgi vermek, endişe ve kafa karışıklıklarını artırabilir.

Çocuğunuzun Ölüm Hakkındaki Sorularını Yanıtlamak

Çocukların ölüm hakkında sordukları genelde şu şekilde olabilir:

• Anneannem şimdi nerede? “Anneanneni kaybettik,” “Anneannen daha iyi bir yere gitti” ya da “Anneannen vefat etti” gibi cümleler çocuklar için kafa karıştırıcı olabilir. Çocuğunuz onları da “kaybetmenizden” korkabilir, vefat eden kişinin gerçekten başka bir yerde olduğunu düşünebilir, ya da “vefat etmelerini” kafa karıştırıcı bulabilir. Ölüm bazen “eve gitmek” ya da “sonsuz uyku” olarak tanımlanabiliyor. Çocuklar eve gitmek ya da uyumak gibi normal aktiviteleri korkutucu bulmaya başlayabilirler.

• Sen de ölecek misin? Ebeveynler bu korkunun farkına varabilirler ve çocukların içini rahatlatmak isterler: “Bu konuda endişenlenmeni anlıyorum, ama biz güçlü ve sağlıklıyız. Seninle ilgilenmek için uzun bir süre yanında olacağız.”

• Ben ölecek miyim? “Sağlıklı besleniyoruz, iyi uyuyoruz ve sen sağlıklı ol ve uzun yaşa diye doktora gidiyoruz.” Herkes ölecek mi? “Eninde sonunda herkes ölür. Birçok insan ancak anneannen gibi çok çok yaşlandığında ölür.”

• Ya hasta olursam? “Herkes bazen hasta olur. Hasta olursan biz seninle ilgileniriz ve doktorlar seni iyileştirir. Eğer hasta olursan iyileşirsin.”

• Ölürsem anneannemin yanına gidebilir miyim? “Anneannenle olmak istediğini anlıyorum. Onu ben de özlüyorum. Öldüğün zaman artık legolarınla oynayamazsın, dondurma yiyemezsin ya da salıncağa binemezsin. Anneannen seninle bunları yapmak isterdi, ben de istiyorum.”

• Ölmek ne demek? Unutmayın ki küçük çocuklar ölümün ne demek olduğunu tam olarak anlama becerisine sahip değiller. Açık ve somut bir cevap vermek yardımcı olacaktır: “Anneannenin vücudu çalışmayı durdurdu. Bizim yaptığımız gibi yemek yiyemiyor, oyun oynayamıyor ya da vücudunu hareket ettiremiyor.”

Eğer çocuğunuz bu kaybın korkutucu herhangi bir kısmına tanık olduysa, olanların yaşına uygun bir şekilde anlatılmasına ihtiyaç Bu kaynak Neşeli Fikirler tarafından oluşturulmuştur. Tüm hakları saklıdır. duyar. Örneğin, çocuklar ambulansın gelişini duymuş/görmüş, ebeveynlerinin korku veya endişelerini fark etmiş ya da kanama gibi bir duruma şahit olmuş olabilirler. Bu durumda ebeveynler şu şekilde bir açıklama yapabilir, “Anneannenin nefes almakta güçlük çekmesi korkutucuydu. Bu, bize bir sorun olduğunu gösterdi. Anneannen hastaneye hemen gidebilsin diye ambulans çağırdık.”

Davranış Değişiklikleriyle Başa Çıkmak

Ebeveynler bir kayıptan sonra çocukların davranışlarında birtakım değişiklikler fark edebilirler. Çocuklar ölümün ne demek olduğunu tam olarak anlayamasa da ortada önemli bir durum olduğunu anlarlar. Çocuğunuzun sizden ayrılmak istemediğini ve daha ısrarcı olduğunu, sizden ayrılırken endişe yaşadığını gözlemleyebilirsiniz. Bunun yanı sıra çocuklar uyuma ve tuvalete çıkma rutinlerinde de değişiklik gösterebilirler. Bu değişiklikler genelde geçicidir ya da sizin şefkat, sabır ve ekstra sevgi ve ilgiyle cevap vermenizle zaman içerisinde kaybolurlar. Ebeveynler çocuklarının “ölme” oyunu oynadıklarını fark edebilirler. Çocuğunuz oyuncak bir trenin ya da peluş oyuncağının “ölmüş gibi” yaptığı oyunlar oynayabilir. Çocuklar oynadıkları oyunlar aracılığıyla bize ne düşündüklerini gösterirler. Eğer isterseniz, çocuğunuzun oyuncaklarına bir doktor seti ya da ambulans ekleyebilirsiniz, böylece oyunlarında bu temayı keşfedebilirler. Bu temaya olan ilgi zaman içinde yok olacaktır.

Küçük çocuklar aynı soruyu tekrar tekrar sorabilirler. Sevdiğiniz birinin ölümü hakkında aynı soruları sürekli cevaplamak zor ve acı verici olsa da, bu çocuğunuzun olanları anlamlandırabilmesi bakımından önemli bir yoldur. Küçük çocuklar tekrar yoluyla öğrenirler, bu yüzden aynı açıklamaları tekrar tekrar duymak bu deneyimi anlamaları için onlara yardımcı olacaktır. Çocuğunuzu Desteklemek Günler geçtikçe ve çocuklar bu durumu kavradıkça sordukları sorularda hızlı bir artış gözlemlemeniz olası. Kaybettiğiniz aile üyesi hakkında çocuğunuzla konuşmak ve onu hatırlamakta hiçbir sakınca yok: “Hadi bu sabah anneannenin en sevdiği keki yapalım. Keki yaparken onu hatırlamış oluruz.” ya da, “Hadi sana ben küçükken anneannenle yaşadığımız bir anıyı anlatayım”. Bunlara ek olarak, çocuğunuzla fotoğraflara bakabilir ya da kaybettiğiniz kişinin sevdiği şarkıları birlikte söyleyebilirsiniz. Çocuğunuzun önünde ağlamanız sorun değildir, ancak neden ağladığınızı açıklamak oldukça önemlidir. “Ağlıyorum çünkü anneannen öldüğü için çok üzgünüm. Onu çok özlüyorum.” (Hatırlatmakta fayda var ki eğer üzüntünüz baş etmesi çok zor bir hale geldiğiyse bir uzmandan destek almanız gerekebilir. Aile doktorunuza ya da yakınlarınızdaki bir sağlık merkezine tavsiye için danışabilirsiniz.) Eğer çocuğunuzun üzüntüsü çok yoğun ve sürekliyse ya da oyun oynaması ve öğrenmesini sekteye uğratıyorsa bu konuda uzman bir psikologla iletişime geçin. Kitaplar da küçük çocukların duygularını anlamaları ve keşfetmeleri için etkili kaynaklardır. Aşağıda bu konudaki kitap önerilerimize ulaşabilirsiniz.

Ördek, Ölüm ve Lale – Wolf Erlbruch

Dedemi Özlüyorum – Gülçin Alpöge

Elveda Bay Muffin – Ulf Nilsson

Kaynak: Helping Your Toddler Cope with Grief and Death, Zero to Three