Korona döneminde evden çalışmak da, sevdiklerinizi evde bırakıp dışarıda çalışmak da çok zor. Bu yazının başlığı da belki de hayatlarımız boyunca yaşadığımız en zorlu deneyimlerden birini tanımlıyor. Sürekli ailece evde olmak beraberinde bir çok iş yükünü de getiriyor. En büyük şansımız çocuklarımızla daha fazla vakit geçirmek. Ama eğer çalışan bir ebeveynseniz bu aynı zamanda büyük bir zorluk anlamına geliyor. Gelin birkaç anne babanın bu konudaki deneyimine kulak verelim;

“Ev işi – iş – çocuk üçgeni icinde her gün farklı bir tarafa meyil etme motivasyonum oluyor. Ama hiç birini tam yapamıyorsun, yani o üçgenin herhangi bir köşesine hiç bir zaman varamıyorsun. Yani ben varamadım.” (Anne / S.A.)

“Korona döneminde çalışan ebeveyn olmak bilgisayar oyununda aniden koşulları çok daha zorlayan birkaç level atlamışız gibi hissettiriyor. Bir sezon geride kaldı. Artık yeni bölümler, yeni sorumluluklar var. Çocukların eğitiminin yakından takibi, evin düzeni, yemek düzeni, temizlik ve daha birçok şey… Yepyeni organizasyonlar kurmayı, çok daha koordineli, programlı olmayı gerektiriyor. Her şeyin kağıt üzerinde olduğu gibi ilerleyemeyeceğini kabul etmek zorundayız.” (Anne / D.K.)

“Öğretmenim. Ev ve işin bu kadar iç içe geçtiği bir dönem hiç yaşamamıştım. Özellikle online derslerim olduğunda normal kıyafetlerimle oturdum ekran başına, en azından ayrımı net koymak için. 4 yaşında bir oğlum var. Kendimi ayrı bir odada ondan soyutlamam kolay olmadı. Kapıya vurup bağırarak beni oyuna çağırdığı zamanlar çok oldu. Ben de fırsattan istifade kendisini bir kere öğrencilerimle tanıştırdım. Herhalde anladı iş yaptığımı, o zamandan beri pek bulaşmıyor :) .” (Baba / E.D.)

Hepimizin psikolojisinin derinden etkilendiği bir dönemde elbette ki çocuklarınız sizin ilginize daha çok ihtiyaç duyuyor. Üstelik böyle bir ihtiyacı varken, bir çocuk için gözünün önündeki ebeveynden uzak durması neredeyse imkansız. Bunun, önüne en sevdiği dondurmayı koyup “yeme” demekten bir farkı yok. Peki ne yapalım da bu süreci daha sağlıklı bir şekilde atlatalım?

İşte size birkaç öneri:

Birlikte planlayın, birlikte yapın:

Bir gün içinde sizin ve çocuğunuzun programını birlikte planlayın. Bu plana hem sadece onlara ayıracağınız hem de sadece işe ayıracağınız zamanlar yerleştirin. Çocuğunuzu duygusal olarak iş zamanında ondan uzakta çalışmanız gerektiğine bu planlama sırasında hazırlayın. Yemek hazırlamak, çamaşırları katlamak gibi günlük işlere onları da dahil ederek birlikte geçirdiğiniz zamanı arttırın.

Yemek zamanlarını fırsata çevirin:

Öğlen yemeklerinizi iş için bir mola zamanı olarak organize edin. Bütün öğünlerde tüm aile bir arada olun. Yemek zamanlarında dikkatinizi çocuklarınıza odaklayın ve ailece sohbet edin. Ayrı olduğunuz zamanlarda neler yaptığınızdan bahsetmelerini isteyin. Bu sırada günün geri kalan kısmı için birlikte planınızın üzerinden geçin ve çocuğunuzun oyun planlarını anlatmasını teşvik edin. Unutmayın, basit bir plan yapıp onu değerlendirmek çocukların zihinsel gelişimlerini de destekler.

Her güne bir oyun koyun:

Her gün birlikte oyun oynayacağınız bir zaman ayarlayın ve bu zaman için özel bir oyun planlayın. Bu oyunlar bir hikaye okuyup canlandırma, ailece bir kutu oyunu oynama, dans etme, minderlerden parkur yapma, şarkı yarışması düzenleme vb. basit bir kurguya sahip olabilir. Hareket içeren oyunları daha sık tercih edin. Böylece çocuğunuzun enerjisini boşaltmasını da sağlamış olursunuz. Bu zamanda birlikte doyasıya eğlenin. Bu tür zamanlar arttıkça çocuğunuz duygusal bir doyum yaşayacak ve size çalışmanız için daha fazla fırsat verecektir.

Adil bir iş bölümü yapın:

Çocukların sadece annelerine değil babalarına da ihtiyaçları vardır. Ancak her iki ebeveynin de çocukla yeteri kadar ilgilenebilmesi için anne-baba arasında iş bölümlerinin adil bir şekilde yapılması gerekir. Ev işlerinin tamamen anneye yüklendiği bir durumda, annenin çocuğu ile yeterli vakit geçirmesi ve geçirdiği vakitte çocuğuna odaklanması pek mümkün olmaz. Bu nedenle çocuk-iş ve ev işlerinin tamamı düşünülerek adil bir iş bölümü yapılmalıdır.

Derin bir nefes alın:

Normal bir dönemden geçmiyoruz. Bunu kabul edin ve her şeyi mükemmel yapmak zorunda hissetmeyin. Dışarı çıkmadan birlikte bu kadar uzun süre geçirdiğiniz bir ortamda gerginlikler olması normal. Sinirlendiğinizde eğer duygularınızı kontrol edemediğinizi hissediyorsanız ortamdan uzaklaşın. Çocuğunuzla sakinleştikten sonra konuşun. Sizin hayat tecrübeniz çocuğunuzdan çok daha fazla. Bu yüzden sizin başa çıkamadığınız bir durumla onun baş etmesini beklemek haksızlık olur. Bunu düşünüp daha anlayışlı yaklaşmaya çalışın.

İş, ev işi-çocuklar üçgenini bir arada yürütmek hiç kolay olmasa da bu durumu şu anda değiştiremiyoruz. O zaman en iyisi bu dönemi çocuklarımızla daha fazla zaman geçirme şansı olarak görmek ve bunun tadını çıkarmak!

Referanslar

https://www.ankara.edu.tr/wp-content/uploads/sites/6/2020/03/cogepdercovid-19rehberi30mart2020.pdf.pdf