Corona salgını nedeniyle çocuklarınızla hiç olmadığı kadar çok vakit geçiriyorsunuz. Peki, bu vakti dolu dolu geçirmek için bir günde bir sürü etkinlik sığdırmaya çalışıp günün sonunda yorgunluktan bitap düşüyor musunuz? Aslında sadece bir hikaye ile bütün bir günü geçirmeniz mümkün. İşte size beş dakikada okunup bitmeyen, derinlemesine çalışmalarla çocuğunuzun gelişimini destekleyen hikayeler için 5 pratik ipucu.

 

1- Ses tonunuz ve aksesuarlarla hikayeyi ilgi çekici hale getirin.

Her karakter için farklı bir ses tonu belirleyebilir, karakterlerin konuşmadığı kısımları daha düz bir tonda okuyabilirsiniz. Hikayedeki karakterleri veya nesneleri sembolize eden kuklalar, bebekler, oyuncaklar; ya da tül, değnek, top gibi materyaller kullanabilirsiniz.

 

2- Çocuğunuzu hikayeye bedensel olarak katılmaya teşvik edin.

Çocuğunuzun hareket etmeye sizden çok daha fazla ihtiyacı var. Bu şekilde daha iyi öğreniyorlar. Hikayedeki hareketleri taklit ederek (zıplamak, tencerede yemek karıştırmak, koklamak, bisiklet çevirmek vb.) okuma sürecine aktif katılmaya teşvik edin.

 

3- Sadece yazıya odaklanmayın, resimlerdeki detaylar hakkında da konuşun.

Hikayede anlatılanlar kadar anlatılmayanlar da çocuğunuzun hayal gücünü tetikler. Resimleri detaylı şekilde inceleyin ve onlarla ilgili sorular sorun (Örn: Karakterin g.rünüşünde nasıl bir değişim oldu? Bir önceki sayfa ile arasında nasıl bir fark var?). Hikayedeki resimler, karakterler veya olaylarla ilgili bir şey paylaşmak istediklerinde o anda yorum yapmalarına izin verin, hikaye bitene kadar beklemelerini istemeyin.

4- Sorular Sorun:

Hikaye ile ilgili düşündürücü sorular sorun. Bir soru sorduğunuzda verdiği cevapları dinleyin ve kendi değerlendirmenizi içeren bir karşılık verin. Verdikleri cevapları bir aşama ileriye taşıyarak diyalog kurun.

 

Örneğin:

  • “Sence bu kız nasıl hissediyor?” (Soru)
  • “Üzgün” (Yanıt)
  • “Evet yüzünün şeklinden ve gözünden yaş gelmesinden üzgün olduğu anlaşılıyor. (Değerlendirme) Ben de üzgün olduğumda ağlıyorum. Sen üzgün olduğunda ne yapıyorsun?” (İleriye taşıma-diyalog)

 

Hikaye okurken sorabileceğimiz bazı düşündürücü sorular neler olabilir;

  • Karakterlerin duygu, düşünce ve davranışlarıyla ilgili sorular: Karakter nasıl davrandı, ne yaptı (Davranış)? Ne hissetti (Duygu)?, Sence ne düşünüyordu, aklından ne geçiyordu (Düşünce)?
  • Hikayedeki problem ve ..züme odaklalanan sorlar: Hikayedeki problem neydi? Nasıl üzüldü? Sen daha önce böyle bir problemle karşılaştın mı?
  • Çocuğunuzun bakış açısını öğrenebileceğiniz sorular: Sen olsan ne yapardın? Sen hikaye kahramanından farklı davranır mıydın? Neden farklı davranırdın? Sen onun yerinde olsan ne hissederdin?

 

5- Okuyup Geçmeyin:

Hikaye bir kez okuyup geçmeyin, üzerine tekrar tekrar çalışın. Hikayenin sonunu tahmin etmelerini isteyebilir, kitabı okumadan sadece resimlerini gösterip bir hikaye uydurmalarını teşvik edebilir, okudunuz bir hikayeyi değiştirmelerini isteyebilir, karakterlerin kuklalarını hazırlayıp canlandırmalar yapabilirsiniz. Hatta hikayedeki bir konsepti alarak istediğiniz herhangi bir etkinliğe d.nüştürebilirsiniz. Örneğin uzay ile ilgili bir hikaye okuduğunuzda balonlardan kendi gezegen sisteminizi oluşturabilirsiniz.

 

Kitap okumanın çocuğunuzun dil becerilerine, zihinsel ve hatta sosyal-duygusal gelişimlerine sayısız faydası var. Yukarıda belirtilen teknikleri kullanarak bu keyifli süreci çok daha etkili bir hale getirebilirsiniz. Herkese bol okumalı günler!