Eğitimde Uluslararası Ekoller ve Yaklaşımlar

Bank Street Yaklaşımı

Bütüncül yaklaşım Bank Street’in ayrılmaz bir parçasıdır. Çocuk bilişsel, fiziksel, sosyal, duygusal ve estetik açıdan gelişir. Aynı zamanda aktif olarak deneyim kazanır, öğrenir, anlatır ve uygular. Verilen eğitim sadece çocuğu değil, etkileşimde olduğu toplumun her kesimini geliştirmek için vardır.

Seçim yapma, araştırma, deneme, keşfetme programın temel unsurlarıdır. Bu yaklaşımda grubun beceri ve bilgilerine göre program şekillenir. Program eğitimi sosyal yargıyı yükseltmek ve demokratik sürece katılımı artırmak için etkili bir araç olarak görür.

Alan gezmeleri ve projeler bu yaklaşımda öne çıkar. Çocuklar birçok şeyi deney ile öğrenir. Bu yaklaşım çocukların ve yetişkinlerin her yaşta gelişmesini benimser.

Biz de çocukların yaparak – yaşayarak öğrenmelerine fırsat veriyoruz. Deneyimin, gelişimin önemli bir parçası olduğuna inanıyoruz.

High Scope Eğitim Yaklaşımı

High Scope yaklaşımı çocuklara ‘etkin öğrenme’ fırsatı sunar.  Etkin öğrenmenin beş temel noktası vardır: Malzeme, kullanma, seçim, dil ve destek. Çocuklar duyularını aktif kullanır, yaparak – yaşayarak öğrenir.

Bu yaklaşıma göre çocuk kendi planlayıp uyguladığı etkinlikten daha çok öğrenir. Çocuk plan yapar, uygular ve değerlendirir. Çocukların bağımsız çalışmaları ve problem çözmeleri için öğrenme ortamı özenle planlanır.

High Scope programının günlük planında planlama, çalışma, toplanma, hatırlama, küçük grup, büyük grup ve bahçe zamanları yer alır.

Biz de çocukların bağımsız hareket etmelerinin ve plan yapmalarının gelişime önemli katkılar sağladığına inanıyoruz.

Montessori Yaklaşımı

Montessori yaklaşımının çıkış noktası özel gereksinimi olan çocuklardır. Yaklaşımın temeli bireysel eğitimdir. Her çocuk kapasitesi doğrultusunda öğrenir. Yetişkin bu süreçte çocuğun önündeki engelleri kaldırmakla yükümlüdür. Sınıflardaki materyaller çocuğun fiziksel özelliklerine uygun olarak tasarlanmıştır. Bu sayede çocuk yönlendirmeye ihtiyaç duymadan kendi başına çalışır, hatasını düzeltir, sonucu değerlendirir. Problem çözme becerisi ön plandadır.

Yaklaşım çocuklara özgür bir ortam sunar. Çocuk istediği etkinlikle istediği süre boyunca ilgilenebilir. Sınıfta gerçek yaşamda kullanılan doğal materyaller vardır.  Örneğin; su içmek için gerçek cam bardak, bir şey kesmek için gerçek bıçak kullanılır.

Sınıflarda farklı yaş gruplarındaki çocuklar bulunur. Bu sayede çocuklar birbirlerinden öğrenir. Öğretmen, gözlem yaparak ve kayıt tutarak çocuğun gelişimini detaylı olarak inceler.

Biz de problem çözme becerisinin çocuğun gelecek yaşamı için önemine dikkat çekiyoruz.

STEAM

STEAM Fen, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematiğin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Bu, öğrencileri gerçek dünya problemleri hakkında daha geniş düşünmeye teşvik eden entegre bir öğrenme yaklaşımıdır.

STEAM çocuğun yaratıcılığını kullanarak, destekleyerek, tetikleyerek problem odaklı çalışmaya yöneltir. Merak duygusundan yola çıkarak probleme çözüm arar.

Maker Hareketi

Maker hareketi dijital devrimin başlamasıyla ortaya çıkmıştır. Kişinin yaratıcılığını teşvik eder ve onu üretmeye yönlendirir. Kişi yaparak öğrenir ve bu sayede sürece hakim olur, bir ürün ortaya koyar. Bu hareketin çocuklardaki yansıması yaratıcılık, aktif öğrenme ve problem çözme becerisi olarak düşünülebilir.

Bu hareket “Kendin yap!” kültürünün birleşmesinden oluşmuştur. Çocuğa kodlama, tasarım, mekanik, elektronik gibi dijital üretim tekniklerini aşılar.

Proje Tabanlı Öğrenme

Proje, bir konunun çocuklar tarafından derinlemesine incelenmesidir. Proje tabanlı öğrenme çocuğa bilgiye ulaşma becerisi kazandırır. Çocuk bilgiler arasındaki ilişkileri görebilir ve yeni bilgiler üretebilir. Çeşitli araç ve kaynak kullanımını gerektiren, teknoloji kullanımını vurgulayan yaklaşım çocuğa bilgiye erişme ve bilgiyi işleme imkanı sunar.

Proje tabanlı öğrenme çocuğun yaşayarak öğrenmesini ve sürece aktif katılmasını ön planda tutar. Çocuğun problem çözme yeteneği kazanması ve grupla birlikte çalışabilmesi önemlidir.

Proje şu şekilde aşamalandırabilir: karar verme, konu ile ilgili bilgileri gözden geçirme, gerekli materyalleri hazırlama, projeyi oluşturma, sunma ve değerlendirme.

PYP

PYP 3 -12 yaş arasındaki çocuklar için hazırlanmış uluslararası müfredat çerçevesidir. İçerik kurum ve kişilere göre değişir. Bu programda öğrenciler uluslararası bilinç edinir ve Dünya vatandaşı olmayı öğrenir.

PYP öğrencilerin düşünen, eleştiren, farklılıklara duyarlı, yaşam boyu öğrenen bireyler olmasını hedefler. Programa göre bilgi tek başına yeterli değildir. Kavram, beceri ve tutumlar da gelişmelidir.

PYP çocuğun şu profile sahip olmasını bekler: Araştıran – sorgulayan, düşünen, iletişim kuran, riski göze alan, bilgili, ilkeli, duyarlı, açık görüşlü, dönüşümlü düşünen. Programdaki temel amaç çocuğun sosyal ve fiziksel dünyayı aktif olarak öğrenmesidir.

Reggio Emilia

Reggio Emilia yaklaşımı bir kasabada anne babaların okul kurma girişimiyle başlar. Yaklaşımda “eğitim her çocuğun hakkı” düşüncesi hakimdir. Çocuğun doğası gereği öğrendiğine inanılır. Çocuk somut yaşantılarla deneyim kazanır. Merkez çocuktur ve öğrenmede aktif rol alır.

Yaklaşımda çocuk kendini ifade ederken farklı sembolik araçlar kullanır. Buna “Çocuğun Yüz Dili” adı verilir.

Reggio Emilia yaklaşımında proje bazlı öğrenme esastır. Çocuklar yaşarken öğrenme imkanı bulur. Bu yaklaşıma göre çevre üçüncü öğretmendir. Yaklaşım, çocukların birbirleri, aileleri, öğretmenleri ve toplumdaki diğer bireylerle etkileşim ve işbirliği içinde olmasını destekler.

Biz de öğrenmede çocuğun aktif rol almasının gelişimin temeli olduğuna inanıyoruz.

Waldorf Yaklaşımı

Waldorf yaklaşımı eğitimi sanata dönüştürmeyi hedefler. Bu yaklaşım çocuklardan sadece çocuk olmalarını bekler ve onlara görevlerinin oyun oynamak olduğunu öğretir. Her çocuğun bir potansiyeli olduğuna inanır ve potansiyelin açığa çıkması için uygun ortam sağlanmalıdır. Çocuk yaşayacağı deneyime kendini hazır hissetmelidir.

Waldorf eğitimi çocuklara hikaye, drama ve sanat etkinlikleriyle estetik bakış açışı kazandırır. Çocukların duygularının gelişmesine olanak tanır. Çocukları farklı amaçlarda kullanılabilecek oyuncaklar yardımıyla, somuttan soyuta doğru düşünmeye teşvik eder. Waldorf öğretmeni çocuğun gelişim hızından çok kalitesinin önemli olduğunu bilir.

Biz de gelişimin kalitesine dikkat çekiyor ve estetik bakışın önemine inanıyoruz.